Akrepler, sıçanlar ve yılanlar tarafından ısırılan çocuklar, yüzlerce kişinin tek bir duş kullanmaya zorlandığı, insan dışkısının kokusunun her yerde olduğu ve gıda sıkıntısının normal haline geldiği Yunanistan’daki mülteci kampları…

Yaklaşık 24 bin erkek, kadın ve çocuk Ege adasındaki aşırı kalabalık kamplarda hapsolmuş durumdalar. Bu mülteciler insanlık felaketinin her koşulunu yaşıyorlar. Modern zamanlardaki en büyük göç krizinden dört yıl sonra tarihin tekerrür ettiği konusunda da korkuları var.

İngiliz bir yönetici olan Sophie McCann “İnsanların ıstırabının seviyesi henüz tarif edilemez” dedi ve küçük çocuklar arasında bile kendine zarar verme olaylarının keskin bir şekilde arttığını ekledi.  “Doğru kelimeleri bulmakta güçlük çekiyorum, çünkü açıkçası hiç kimse Avrupa’daki bu inanılmaz derecedeki sefaleti ve insanlık dışı durumu tam anlamıyla aktaramaz.”

Geçtiğimiz haftalarda Yunan makamları acil durum tahliyelerini hızlandırdı ve anakaradaki kamplara karşı savunmasız yaklaşık bin 800 kişiyi transfer etti.McCann, Temmuz ve Ağustos aylarında, 73 çocuğun MSF’nin Midilli adasındaki ruh sağlığı ekiplerine sevk edildiğini söyledi: Üçü kendilerini öldürmeye teşebbüs etti ve 17’si kendine zarar verdi.

3 bin kişiye ev sahipliği yapmak için kurulan kamp şu anda 10 bin kişiyi barındırıyor. Atina’daki BM Mülteci ajansının sözcüsü olan Stella Nanou, Samos kabul merkezinde de durumun kötü olduğunu, “kapasitesinin 7 kat üzerinde çalıştığını” belirtti.