Almanya Merkezli yardım kuruluşu Mare Liberum Ege Denizi’nde sığınmacılara yapılan zulmü belgeledi

Mare Liberum adlı Almanya merkezli yardım kuruluşu, Ege Denizi‘ndeki sığınmacılarla ilgili tüm gerçeklerle alakalı bir rapor hazırladı. Mare Liberum, geçen yıl 9 bin 798 sığınmacı Türkiye’ye geri itildiğini belgeledi. Ege Denizi’nin sığınmacılar için hukukun geçerli olmadığı bir yer haline dönüştürüldüğü açıklandı. Almanya merkezli Mare Liberum isimli yardım kuruluşunun hazırladığı bu rapor Atina yönetiminin sığınmacılara yönelik zulmünü gözler önüne sermiş oldu. Mare Liberum’un hazırladığı rapora göre, 2020 yılının Mart-Aralık ayları arasında her gün, günde en az bir kez geri itme vakası yaşandı. En fazla geri itme vakası ise 1814 kişi ile Haziran’da gerçekleşti. Yardım kuruluşu raporunu, doğrudan kendilerince kayıt altına alınan verilere, olayları yaşayanlardan elde edilen bilgilere ve Türk Sahil Güvenlik unsurlarınca yapılan açıklamalara dayandırdığını bildirdi.

Mare Liberum: Söz konusu sığınmacılarsa Ege Denizi’nde hukuk geçerli değil

Mare Liberum’un hazırladığı raporda, Ege Denizi’nin sığınmacılar için “hukukun geçerli olmadığı bir yer” haline dönüştürüldüğünün de özellikle altı çizildi. Raporda, Yunanistan Göç ve İltica Bakanlığı’nın, Yunan adalarına gelenlerin bir önceki yıla göre geçen yıl yüzde 96 oranında azaldığı açıklaması eleştirildi. Bunun, Avrupa’ya ulaşmak isteyen sığınmacıların sayısındaki düşüşten değil, Yunan Sahil Güvenlik birimlerinin acımasız ve sistematik geri itme uygulamasından kaynaklandığı açıklandı. Raporda, göçmenlerin botlarına zarar verildiği, insanların fiziksel ve psikolojik şiddete maruz bırakıldıkları yazıldı. Avrupa Sınır Koruma Ajansı Frontex ve NATO komutasındaki gemilerin de bu olaylarda yer aldığı vurgulandı.

Suriyeli insan hakları grubu Yunanistan’a göçmen politikaları nedeniyle dava açmıştı

Suriyeli insan hakları grubu, Ocak 2021’de Yunanistan‘a göçmen politikaları nedeniyle dava açmıştı. Washington merkezli bir Suriyeli insan hakları grubu, Uluslararası Ceza Mahkemesine başvurmuş ve Yunanistan’ın mültecilere kötü muamelede bulunduğu gerekçesiyle insanlığa karşı suç işlediği iddialarının soruşturulması çağrısında bulunmuştu. Suriye Adalet ve Hesap Verebilirlik Merkezi, tanık ifadelerinin ve video kanıtlarının Yunanistan sınırlarında ve aşırı kalabalık kamplarda mültecilere kötü muamele ve istismar uygulandığı iddialarını desteklediğini söylemişti. Merkez, güvenlik görevlilerinin mülteci protestolarını dağıtmak için göz yaşartıcı gaz kullanmasına ve kamplardaki kötü ve sağlıksız koşullara değinmişti. Merkezin Direktörü Muhammed el Abdullah, bunun, mültecilere uygulanan muamele konusunda Avrupa Birliği’ne yönelik ilk yasal meydan okuma olduğunu söyleyerek “suç işlemiş bireylerin sadece Avrupalı oldukları için hesap sorulabilirlikten kaçamayacağı” yönünde önemli bir emsal oluşturacağını vurgulamıştı.