Hollanda’da iltica merkezinde bekletilen çocuklar bakım ve eğitimden mahrum kalıyor. Adalet ve Güvenlik Bakanlığı ile Sağlık, Refah ve Spor Bakanlığı, sığınmacı çocuklarla ilgili bir rapor hazırladı. Raporda, iltica başvuru sürecinin uzunluğu sebebiyle iltica merkezinde bekletilen çocuklara yeterli bakım ve eğitimin verilemediği açıklandı. Hollanda Sağlık, Refah ve Spor Bakanlığının sitesinde yayımlanan raporda, iltica başvurusu yapan ve geçici koruma merkezinde bekletilen çocuk ve gençlerin durumuna ilişkin bulgular paylaşıldı. Raporda, geçici koruma merkezlerinde kısa süre bekletilmesi gereken çocukların çoğunun yoğunluk ve başvuru sürecinin uzunluğu sebebiyle 14 haftaya kadar bu merkezlerde beklemek zorunda kaldığı belirtildi. Başvuru sürecinin tamamlanması ve uygun bir eve geçilmesi sürecinde asgari bakım ve eğitim imkanlarından yoksun kalan çocukların baskı ve şiddete maruz kaldığı vurgulandı. Raporda, 10 binin üzerinde çocuğun geçici iltica merkezlerinde bekletildiği ve bunların 1450’sinin ebeveyninin yanında olmadığı kaydedildi. Çocukların 2 bin 395’inin iltica başvurusunun tamamlanmasına rağmen bir yıla kadar bu merkezlerde beklemek durumunda kalabildiğine dikkat çekilen raporda, bu durumun devam etmesi halinde çocuklar üzerindeki etkinin daha kalıcı hasarlara sebebiyet verebileceği uyarısında bulunuldu.

hollanda-da-gocmen-cocuklar-bakim-ve-egitimden-yoksun

Hollanda’da iltica merkezinde bekletilen çocuklar bakım ve eğitimden yoksun

Sığınmacı krizi ulusal krize dönüştü

Hollanda‘nın Ter Apel şehrindeki iltica başvuru merkezinde haftalardır süren yoğunluk ulusal krize dönüştü. Hollanda hükümeti, iltica merkezindeki yoğunluğu azaltmaya çalışırken, Hollanda Kızılhaçı da yeterli yatak olmaması sebebiyle iltica merkezinin bahçesine çadır kurmuştu. Hollanda Kızılhaçının “gayriinsani” olarak nitelendirdiği durumun düzeltilmesi için Hollanda hükümeti geçen hafta “ulusal kriz ekibi” kurmuştu.

Hollanda’daki mülteci kamplarındaki çocuklar “kayboluyor”

Hollanda’da  yaklaşık bin 600 mülteci çocuğun kaybolduğunun ve akıbetlerinin bilinmediğinin ortaya çıkmıştı. Mülteci çocukların insan tüccarlarının eline düştüklerine dair sinyaller alındığı belirtilmişti. Çocukların bir kısmının da farklı Avrupa ülkelerindeki akraba ve arkadaşlarının yanına gittiğinin düşünüldüğü bildirilmişti. Nidos Vakfının verileri daha önceki araştırmalara dahil edilmediği için sayının bilinenden daha fazla olduğuna işaret edilmişti. Kaybolan mülteci çocukların büyük kısmının Fas, Afganistan ve Cezayir kökenliydi. Bu ülkelerden gelen mülteci çocukların ülkede oturma izni alma şanslarının az olduğu ancak oturma izni şansı yüksek bazı Suriyeli ve Eritreli çocukların da kaybolduğu ortaya çıkmıştı.