Hırvatistan yönetiminin, çok sayıda Bosnalı Müslümanı casusluk yapmaya ve Bosna’daki Müslümanlar hakkında bilgi vermeyi zorladığı; işbirliği yapmayanları ise, çalışma izinlerini iptal edilip sınır dışı ettiği öne sürüldü. Hırvatistan’da kalanların ise, ulusal güvenliği tehdit ettikleri için fişlendiği bildirildi.

Bosnalı haber sitesi olan Zurnal’da yayınlanan haberde; Hırvat istihbarat yetkililerinin, camilere silah ve patlayıcı yerleştirmek için, özellikle Müslüman Selefi gruba yakın olan Bosnalı işbirlikçileri kullanmaya çalıştığı iddia edildi.

Hırvat istihbaratının, Nisan 2018’de Bosna’nın merkezindeki bir camiye silah dolu bir çanta göndermesi için, ‘HC’ olarak bilinen Bosnalı bir Selefi’den yardım talep ettiği de iddia ediliyor.

Bundan önce de bir Hırvat yetkilinin, kendisine DAEŞ’i öven sahte bir Facebook profili oluşturmasını ve Bosna’daki Müslümanları gözetlemek için kullanmasını emrettiğini bildirildi.

HC, Zurnal’a yaptığı açıklamada Slovenya’da çalıştığı için sık sık Hırvatistan’dan geçerken, Hırvat yetkililerinin, işe alım karşısında kendisine casusluk yapmayı teklif ettiğini, red cevabı verince ise bu ülkeden gidiş-gelişlerde zorluk çıkarıldığını söyledi.

Bosna Güvenlik Bakanı Dragan Mektiç de, yerel basına verdiği demeçte, “sahte bayrak” operasyonunun Hırvatistan Cumhurbaşkanı Kolinda Grabar-Kitaroviç’in, Bosna-Hersek’in “terörizm cenneti” olduğu iddialarını kanıtladığını söyledi.

Bakan Mektic, Hırvat Cumhurbaşkanının, son iki yıl boyunca Hırvat ajanslarının, daha sonra “keşfedilecekleri” Bosna’daki camilere silah taşımak için Selefilerle bağlantılı Bosnalı vatandaşları teşvik etmeye çalıştığını söyledi.

Hırvatistan’ın Güvenlik ve İstihbarat Teşkilatı Müdürü, Bosna’lı Selefilerle görüşmeler yaptıklarını, ancak silah kaçakçılığı talep etmediklerini itiraf etti.
Saraybosna Üniversitesi Kriminoloji ve Güvenlik Araştırmaları Fakültesi Profesörü Goran Kovaceviç, Hırvatistan’ın “Kesinlikle Bosna’ya karşı özel bir savaş tipine öncülük ettiğini” söyledi.

Kovaceviç, El Cezire’ye verdiği demeçte, “Bunu Bosna’ya Hırvat siyasetçiler, diğer yetkililer ve medya aracılığıyla yöneltilen propaganda ile gördük” dedi.