Müslüman Savunucular grubunun yeni raporu, İslamofobik kampanyaları yürüten adayların gerilemeyle karşılaştıklarını ve sonunda seçimlerini kaybettiklerini gösteriyor.

Cumhuriyetçi adaylar, İslam’ın bir din değil siyasi bir ideoloji olduğunu iddia ediyor. Bir politik hareket komitesi olan süper PAC’ler, Demokrat adayları “terörizm” e bağlayan bir dizi televizyon reklamı yayınladı. Müslüman karşıtı kampanya ilanları ülke genelindeki bölgelere gönderildi.

Müslüman Avukatlar sivil hakları grubu tarafından yayınlanan “Hate Running” adlı yayın, ABD Başkanı Donald Trump döneminde Müslüman karşıtı bir kampanya söylemini anlatıyor.

Müslümanlar ve Müslüman adaylar, siyasi kampanyalarda Müslüman karşıtı bağnaz taktik kullanımıyla tekrar tekrar karşılaşıyor.

Siyasi çamurlama ve kötü niyetli kampanyalar, Amerikan seçimlerinin tarihinde yeni bir şey değil. Fakat son birkaç yılda özellikle Donald Trump’ın başkan olarak seçilmesinden sonra, ırkçı ve yabancı düşmanı kampanyalar ülke çapında çalışan beyaz üstünlükçülerin sayısının yanı sıra ülke çapında nefret suçlarını artırdı.

27 Müslüman karşıtı aday yarışlarını kaybetti, sekiz kişi kaydını sildirdi ve bir tanesi geri çağrıldı. 2017’de ise sadece iki tanesi kazandı.

Cumhuriyetçiler, raporun parti üyeliğini belirlediği 73 vakanın ikisinden oluşuyordu ve listelenen adayların üçte birinden fazlası Müslümanların içten içe şiddet uyguladıklarını veya fiziksel bir tehdit oluşturduklarını iddia ediyordu.

Bu arada raporda, hala aktif olan adayların çoğunun “sadece bir veya iki yeni seçilmiş Müslüman karşıtı aday” ile kaybedeceği tahmin ediliyor.

Rapor, çeşitli gruplara odaklanan, seçim ve kampanyaları analiz eden tarafsız bir haber bülteni olan Cook Politik Raporuna ilişkin sonuçlara dayandırıldı.