Yeni Zelanda’da 50 kişinin şehit olduğu cami saldırısının ardından gündeme gelen haçlı terörünün hızla silahlandığı ortaya çıktı. Öte yandan 2. dünya savaşınca milyonlarca kişinin ölümüne sebebiyet veren Naziler Avrupa’da yeniden hortladı. İsviçre’de yaşayan Hitler taraftarları neo-Nazi teröristleri silahlanıyor.

Camilere minare yapımının ve başörtüsünün daha önce yasaklandığı İsviçre’de federal hükümetin, her geçen gün daha fazla silahlanan neo-Nazi terör örgütlerine karşı sustuğu ortaya çıktı.

İsviçre merkezli Almanca yayın yapan Blick gazetesinin 24 Mart günü yayınlanan haberinde Fabian Eberhardt imzalı yayınlanan haberde, 50 Müslümanın şehit edildiği Yeni Zelanda’daki Christchurch terör eylemine destek veren neo-Nazi terör yapılanmaları, İsviçre’de hiçbir şekilde hukuksal ya da istihbari takibata alınmıyor ve terör örgütü olarak nitelendirilmiyor.

Öyle ki Basel merkezli aşırı sağcı National Orientierter Schweizer (Pnos) partisinin lideri Facebook üzerinden, “Keşke biz de onun gibi olabilsek, kazanır ve halkımızı kurtarırdık” sözleriyle Yeni Zelanda’daki terör eylemini öven ve Müslümanlara yönelik katliam çağrısında bulunan ifadeleri rahatlıkla kullanabildiği görülüyor.

Habere göre bu çarpık uygulamanın kaynağı ise İsviçre yasaları. İsviçre yasaları, diğer ülkelerde olmayan bir ayrıma başvurarak, şiddete meyilli aşırlıkçılığı terörizm kapsamına sokmuyor.

Yasa bu şekilde işleyince DEAŞ terör örgütü ile ilgisi olduğu düşünülen bir kişi için terör suçu kapsamında her türlü istihbari takip devreye giriyor. Ne var ki Hitler’e övgüler düzen, Nazi sembolleri taşıyan, silahla poz veren Norveç’te 77 kişiyi öldüren aşırı sağcı Anders Breivik’e destek veren bir aşırı sağcı, aynı kapsamda değerlendirilmeyerek istihbarat kapsamı dışında tutuluyor.

İsviçre Federal İstihbarat Teşkilatı’nın da (NDB) yasayı bu şekilde yorumladığı, tek taraflı bir tercihle, hiçbir şekilde neo-Nazi terör örgütlerini yakın takibe almadığı haberde belirtiliyor.

Bir anlamda neo-Nazi yapılanmalar istihbarat servisi tarafından dolaylı yoldan korunuyor. NDB’nin, “cihadçı” olarak nitelediği Müslümanlara yönelik her türlü takibi devreye soktuğu, ne var ki aynı uygulamanın neo-Nazi’ler için yapılmadığı görülüyor.