İtalya’da hükümet ortağı aşırı sağ görüşlü Lig partisinin inisiyatifiyle Milano’da yapılan toplantıya, “Almanya için Alternatif” (AfD), “Finler Partisi” ve “Danimarka Halk Partisi” temsilcileri katıldı.

Düzenlenen ortak basın toplantısında, aşırı sağın AP seçimlerinde ortak stratejisini İslam, göçmen ve Türkiye karşıtlığı üzerine kurduğu görüldü.

İtalya’daki Lig partisinin lideri aynı zamanda Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Matteo Salvini, “Bizim için Türkiye, Avrupa değil ve asla da olmayacak. Katılım süreci durdurulmadı, kapatılıyor, tamamen kesiliyor çünkü Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ne alakası var. Bunu bana Halk Partisi ve sosyalistler açıklamalı. Bizim bu konuyla ilgili fikrimiz çok açık” dedi.

Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) için “dış güç” olduğunu savunan Salvini, AB fonlarından Türkiye’ye yapılan yardımları da eleştirdi.

Finler Partisinden Olli Kotro da, “Kültürümüzü ortadan kaldırmaya çalışan bir ideolojiye karşı buradayız. Bu ideolojinin adı: Siyasi İslam. Avrupa için kalıcı bir tehdit. Biz, Avrupa kültürünü korumak ve desteklemek istiyoruz. Yabancı bir kültür için kendimizi kurban etmek istemiyoruz. Üye ülkelerin ulusal egemenliğini de korumak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Avrupa’daki düzensiz göçmen politikasıyla ilgili, “Hedef Avrupa’ya gelen göçmenleri nasıl dağıtacağımız değil, Avrupa sınırlarını korumaktır” diyen aşırı sağ partilerin temsilcileri, AP seçimlerini kazanmaları halinde Frontex’in (AB Sınır Güvenliği Ajansı) kapsamını ve kapasitesini büyütmeyi vadetti.

Bu arada basın toplantısında İtalyan bir gazetecinin, “Sizlerin de burada dile getirdiği, Müslüman karşıtlığı kampanya, göçmen karşıtlığı, çok kültürlülükle mücadele, Batı’yı tehdit eden işgalciler gibi tüm bu söylemlerin Yeni Zelanda’daki terör saldırısının manifestosunda yer alması sizi tedirgin etmiyor mu?” şeklindeki sorusu dikkat çekti.

Lig partisinin lideri Salvini bu soruya, “İtalya ve Avrupa’da bir numaralı risk İslami aşırıcılık, İslami terörizm, İslami fanatizmdir. Azınlık olarak İtalya ve Avrupa’da aşırı sol ve sağ gruplar mevcuttur ama şanslıyız ki bunların sayıları azdır ve kontrol edilebilir durumdadır. Demokraside kalacağız” yanıtını verdi.