Gümülcine Müftüsü’ne haksız suçlama

Yunanistan, Gümülcine Müftüsü İbrahim Şerif‘e, göreve geldiği günden beridir sudan sebeplerde dava açıyor. Kendini Batı Trakya Türklerinin haklarını savunmaya adayan Şerif’e 31 yılda çeşitli bahanelerle 8 dava açıldı. Şerif, “Papaz, haham dini kıyafetleriyle gezerken ben cübbemle gezemiyorum.” açıklamasını yaptı. Şerif, ömrünü Batı Trakya Türklerinin haklarını savunmaya adadı. Batı Trakya’da baskıların, haksızlıkların ve ayrımların en üst aşamaya geldiği 1980’li yıllarda, İbrahim Şerif azınlığın hak arama mücadelesinde her zaman yer almıştı. 31 yıldır müftülük görevine devam eden Şerif, şimdi de adalet için verdiği mücadele sebebiyle suçlanıyor. Şerif geçen ay yaptığı açıklamada, “Sünnet için verilen mevlit törenine katıldım. Birkaç ay sonra bir celpname geldi. Toplu sünnet mevlidine katılmam makam gaspı kabul edilerek hakkımda dava açılmış. 2017’de şahsıma açılan dava pandemi nedeniyle ertelendi. 5 yıl sonra gelen yeni celpnamede 7 Ekim 2020’de Selanik Bidayet Mahkemesine gitmem gerektiği yazıyordu. Haksız yere açılan dava nedeniyle önümüzdeki ay mahkemeye gitmem gerekecek.” ifadelerinde bulunmuştu.

Yunanistan-secilmis-gumulcine-muftusu-ibrahim-serife-yasadisi-dava

Yunanistan, Seçilmiş Gümülcine Müftüsü İbrahim Şerif’e dava açtı

Gümülcine Müftüsü Şerif’e 80 gün hapis cezası verilmişti

“Bu mahkemeden sonra uzun yıllar beni mahkemeye vermediler. 2017’de yaşadığım son olay başta olmak üzere hakkımda 7-8 dava açıldı. Sünnet törenine katılmam, cuma namazı kıldırmam gibi nedenlerle davalar açtılar. Cuma namazı kıldırdığım için de 80 gün hapis cezası aldım. Gümülcine Seçilmiş Müftülüğü de sosyal medya hesabımız var diye de dava açıldı. Önümüzdeki günlerde onun mahkemesi var.” açıklamalarında bulunan Şerif’e “makam gaspı” suçlamasıyla açılan yasadışı dava, şu anda Selanik’te görüşülmeye başlandı. Gümülcine Müftüsü İbrahim Şerif açıklamalarına şu şekilde devam etti: “Makam gaspı, müftü olmadığın halde müftü gibi davranmaktır. Bize bu suçu isnat ediyorlar. Diğer bütün din adamları istediği gibi giyinirken ben cübbeyle gezdim diye makam gaspı suçu işlediğimi öne sürüyorlar. Burada müftüler halk tarafından seçilir. Buna rağmen Yunanistan bizi hala tanımıyor. Seçilmiş müftülere gözdağı vermek, korkutmak için sürekli davalar açıyorlar. Batı Trakya’da, yıllardır Türklere müdahaleci uygulama ve baskı politikaları uygulanıyor. 1923 Lozan Antlaşması’na aykırı olarak Yunanistan, Batı Trakya’daki Türk azınlık haklarına yıllardır müdahale ediyor.